Avni Ballıbaba

WEB Siteme Hoşgeldiniz

BİR ŞEKER BAYRAMI ANISI

Çocukluğumda bayramları özlemle beklerdim. Alınan yeni giysilerin, ayakkabıların, verilecek hediyelerin sevincini yaşardım. Ziyaretlerde eller öpülünce, mendil içinde para verilirdi. Canımın çektiğini alır, atlıkarıncalara biner, bir de sinemaya gidince, her gün bayram olsun isterdim. Artan bayram harçlıklarını biriktirir, resim defteri ve boyalı kalem alırdım... 


Bir Şeker Bayramı arifesinin gecesinde ev kalabalık. Uykum geldi. Annem, “Sandık odasında hazırladığım yatakta yatacaksın” dedi. Yeni ayakkabılarımı yastığımın altına koyup yattım. Sabah uyandığımda sevinçle yastığın altına elimi soktum, ayakkabılarım yok olmuş. Ağlıyorum, gözyaşlarım durmuyor, annem geldi. 
- - Bayram sabahı neden ağlıyorsun? Kalk giyin, bayram ziyaretlerine gideceğiz.
- - Ben gidemem. Şeytanı bekleyeceğim.
- - Nedenmiş?
- - Ayakkabılarımı şeytan almış. 
- - 
Nereden çıktı bu şeytan?
- - 
Bir şey kaybolunca, “Şeytan aldı götürdü, satamadan getirsin” diye tekrar ediyorsun
ya, ben de söyleyip şeytanın getirmesini bekleyeceğim. Belki satamaz, getirir.
- - Kalk, elini yüzünü yıka. Ben şimdi o şeytanı bulurum.
Annem, az sonra ayakkabılarımı getirdi.
- - İşte ayakkabıların. Sus artık, ağlama. 
- - Başka bir şey kaybolunca şeytanı bulamıyorsun. Ayakkabılarımı satmadan şeytanı nasıl buldun?
- - Bu şeytan o şeytan değil, bu başka şeytan. 
- - Kaç tane şeytan var?
- - Çoook. Onlardan biri de senin yeğenin.

Aramızda olmayanları saygıyla anıyor, nice huzurlu bayramlar diliyorum. 
Şeker Bayramınızı Kutlarım.


Sevgiler,
Avni Baba

"ANILAR GÜNLÜĞÜMDEN"

Herhangi bir yorum bulunamadı.

Yorum yapmak için aşağıdaki formu kullanabilirsiniz.

Ad Soyad  
E-Posta    
Yorumunuz